Projelerde En Büyük Risk: Risk Yönetimine Fazla Güvenmek
- Işık Ateş Kıral
- 3 Nis
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 Nis
Bugün proje risk yönetimi üzerine düşündüğüm bir konuyu paylaşmak istiyorum: Siyah Kuğu olayları.
Nassim Nicholas Taleb tarafından ortaya atılan bu kavram, aslında hepimizin bildiği ama çoğu zaman göz ardı ettiği bir gerçeği anlatıyor:
Bazı olaylar vardır ki
tahmin edilemez
gerçekleştiğinde büyük etki yaratır
gerçekleşmeden önce kimse onların mümkün olduğuna bile inanmaz
İşte bu olaylar “siyah kuğu” olarak adlandırılıyor.
Ancak inşaat proje yönetiminde önemli bir eksik bulunmaktadır. Bugün uygulanan proje risk yönetimi yaklaşımlarının büyük bir kısmı bu tür olaylarla baş edebilecek şekilde tasarlanmamış durumda.
Neden?
Çünkü mevcut risk yönetimi sistemleri genel olarak:
geçmiş verilere dayanır
olasılık üzerinden düşünür
projeleri küçük parçalara bölerek analiz eder
Ama gerçek dünya böyle çalışmıyor, çünkü projeler doğrusal değil, karmaşık ve çoğu zaman öngörülemez sistemlerdir. Daha da önemlisi: Risk yönetimi çoğu zaman insan faktörünü göz ardı eder.
Oysa kararları veren biziz.
Ve biz:
iyimserlik yanlılığına sahibiz
kontrol yanılsamasına kapılırız
çoğu zaman “mantıklı” değil “rahatlatıcı” kararlar veririz
Bu yüzden bence asıl soru şu: Siyah kuğu olaylarını nasıl tahmin ederiz yerine beklenmeyen olaylara karşı projelerimizi nasıl daha dayanıklı ve hatta fırsat yaratabilir hale getiririz olmalıdır.
Kısaca, belki de odak noktamızı değiştirmemiz gerekiyor:
“Riskleri tahmin etmek” yerine → sistemi esnek kurmak
“Verimlilik” yerine → dayanıklılık
“Kontrol” yerine → uyum sağlayabilme
Çünkü gerçek rekabet avantajı, sürpriz durumlardan kaçınmak değil…
Sürprizleri yönetebilmek ve hatta onlardan fayda sağlayabilmektir.


Yorumlar